12 Ocak 2011 Çarşamba
kazabela
başıma gelmedik şey kalmadı son bikaç gündür bugun de elim incindi sollan yazıyorum sevdiceğim bana geçmişolsun bile demedi ama galiba haberi yok ama galiba olsa demez yarım saat sürdü bunu yazmam yavas oku sen de emege saydı gulensurat şifte basmak zor tekelle tekel değil tek el.
9 Ocak 2011 Pazar
Mutluluk
Liverpool -Manchester United maçını izlemek, beni biraz olsun gülümsetti. Daha önce de 12 defanın 9 unda olduğu gibi Sir Alex in takımı,galibiyetle ayrılırken,ligteki namağlup unvanını koruyor.Ben seviyorum futbolu hem de çok.
8 Ocak 2011 Cumartesi
Belkicilik
Bundan bir yıl önce tam da bu saatlere yakınsarken,ayklarım yere basmıyordu.Öyle bi' duygu içinde kendiimi kaybedip kaybedip tekrar buluyordum ki tarifi meçhul adınaysa aşk denilen şeydi o. O zamanki adıyla öyleydi, şimdiyse derin bi' sızı. Umarsızca güldüğüm o günü hatırlıyorum, peki şimdi neden durduk yere ağlıyorum, diye soruyorum. Cevap bulamıyorum değil, seçemiyorum.O kadar çok ki.Sevdiğim birinin hayatımdan adeta puf! diye çıkması mı kötü,yoksa birini sevmiş olmak mı karşılığını hesabedemeden? Sevmek her şeye rağmen güzel.Acısı bile güzel olmasa kendime eziyet etmezdim diyorum.Şimdi durup düşünüyorum, koca 1 yıl öncesindeki gibi mutlu olmanın sırrı ne? Şu an hiçbi' şey.En sevdiğim dostlarım yanımda da olsa, somurtabilirim ben bugün, en sevdiğim yemek de olsa mutfakta pişen, iştahsız olabilirim, hep aradığım bi' şeyi bulsam dahi onu görmezlikten gelebilirim ben bugün. Ben bugün sadece bana kalan sevgimin yasını tutuyorum. Sıcaklığını düşündükçe o biten aşkın, üşüyorum. Belki günüm bugün diyorum.Belki hatırlanır, belki dost kalınır, belki gülümsenir, belki bu gece rahat uyunur... Kendim için bi'kaç şey diliyorum, şaşırıyorum o an. Kendimi unutup,o nu yaşıyalı beri zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım ben.Bi'çok kayıplar da vermişim yaralar almışım, farketmemişim çünkü umrunda değil hiçbi' şey.Ben sadece huzurla karışık mutluluğumu özledim.Kendimi olabildiğince hırpaladım.Önemsenmediğimi gördüğümde, arkama dönüp gidemedim ama gurursuzluk değildi bu benim için. Zamanında vermiş olduğum huzursuzlukların bi'nevi ceza dönüşü olduğunu düşünüdüm,bütün suratıma kapanan kapıların. Ondan hep çaldım, oturdum bekledim önünde saatlerce.Sırf o kapı aralansa yetti bana çoğu kez. Düşününce diyorum, seni cezbeden o kapının kapalı olması, ardını meraketmen özlemen yahut görmekte ısrar yaşaman değil.Seni bu hale getiren,sevmek. Ben seni seviyorum dediğim için pişmanım, bilmiyordum çünkü ne olduğunu öğrenmek zorunda kaldım.İstemezdim ki daha küçücüğüm ben. Bununla başa çıkabilecek gücüm yok ki. Var mı ? Hayır,yok. Bi' sene önce bundan, bizi anlatan şarkıyı bulmuştuk tam da bu saatlerde. 'Sensiz Olmaz'. Dinleyip dinleyip birbirimizi özlerdik daha saatler geçse de buluşukluğumuzdan. Elimelinde olduğu ilk gündü o gün ne büyük huzurdu o. Bugün başladı bugün bitsin isterim. Daha fazla içimde tutmak istemem boş yere bi' yere çıkmayan bi'yolda yolculuk etmek, hoşunuza da gitse değer mi sonunda? Yolun sonundaki boşluğu görünce gülümseyip geri dönebilir miyiz? Umarım ki öyle yaparım. Derim ki; Güzel bi'yolculuktu gördüğüm yerleri hiç unutmam hele ki geri dönerken 2lediğim için*
Kaydol:
Yorumlar (Atom)